Almanya’nın Nürnberg kenti, yıkım çalışmalarında emisyonların azaltılması konusunda dikkat çekici bir uygulamayı hayata geçirdi. Kent yönetimi, Westpark’ın genişletilmesi kapsamında eski Gärtnerei Sauerbrey alanındaki yapıların yıkımı için hazırlanan projede, şantiyede kullanılacak tüm makine, ekipman ve taşıma araçlarının emisyonsuz olmasını şart koştu.
Nürnberg Belediyesi’nin Servicebetrieb Öffentlicher Raum (SÖR) birimi tarafından yürütülen proje, belediyenin sürdürülebilir ve geleceğe dönük yapım uygulamalarına yönelik pilot çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor. Belediye, 15 Haziran 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, yıkım sürecinin makinelerden taşıma aşamasına kadar geniş ölçüde CO₂’siz gerçekleştirildiğini duyurdu.
Projenin en dikkat çekici yönü ise kullanılan makinelerden ziyade, ihale kapsamında belirlenen emisyon kriterleri oldu. Şantiyede görev yapan tüm makineler, ekipmanlar ve taşıma araçlarının emisyonsuz çalışması zorunlu tutuldu. Bu kapsamda yalnızca elektrikli, hidrojenli veya başka CO₂’siz tahrik sistemlerine izin verildi. İçten yanmalı motorların yanı sıra hibrit sistemler ve alternatif yakıtlarla çalışan makineler de kapsam dışında bırakıldı.
Nürnberg Belediyesi ayrıca, elektrikli makinelerin şarj edilmesi sırasında fosil yakıtla çalışan elektrik üretim ekipmanlarının kullanılmasına da izin vermedi. Böylece yalnızca makinenin çalışma sırasında oluşturduğu emisyonlar değil, şantiyenin enerji altyapısı da projenin sıfır emisyon hedefi kapsamında değerlendirildi.
Yıkımdan yeşil alana
Gärtnerei Sauerbrey alanındaki yıkım, Westpark’ın genişletilmesi ve yeniden düzenlenmesi projesinin bir parçası olarak gerçekleştiriliyor. Nürnberg Belediyesi, eski ticari kullanım alanını kamusal yeşil alana dönüştürmek amacıyla yaklaşık 7.000 metrekarelik alanı parka dahil ediyor. Yıkımın ardından saha, Westpark’ın yeni düzenlemesine entegre edilecek.
Projede yalnızca yapıların sökülmesi değil, ortaya çıkan malzemelerin ayrıştırılması ve yeniden değerlendirilmesi de hedefleniyor. Belediye, yapıyı bir tür hammadde deposu olarak ele alarak “Urban Mining” yaklaşımını uyguluyor. Bu sayede atık miktarının azaltılması ve mevcut kaynakların mümkün olduğunca yeniden değerlendirilmesi amaçlanıyor.
Kamu alımları dönüşümün aracı olabilir
Nürnberg örneğini sektörel açıdan önemli hale getiren nokta, belediyenin yalnızca daha temiz makineler kullanmayı tercih etmesi değil, emisyon kriterlerini doğrudan işin ihale şartlarına dahil etmesi.
Bu yaklaşım, kamu kurumlarının satın alma ve ihale süreçlerini kullanarak iş makineleri ve yıkım sektöründe yeni teknolojilerin kullanımını teşvik edebileceğini gösteriyor. Özellikle elektrikli ve hidrojenli iş makinelerinin yaygınlaşmasında, yalnızca üreticilerin ürün geliştirmesi değil, bu makineleri talep eden kamu ve özel sektör projelerinin sayısının artması da belirleyici olabilir.
Nürnberg Belediyesi, projenin şantiyelerde gürültü, partikül madde ve azot oksitlerin azaltılmasına da katkı sağlayacağını belirtiyor. Yıkım çalışmalarının Mayıs-Temmuz 2026 döneminde gerçekleştirilmesinin ardından alanın Westpark’ın genişletilmesine dahil edilmesi planlanıyor.
Nürnberg’in uygulaması, “sıfır emisyonlu yıkım mümkün mü?” sorusunun ötesinde, kamu kurumlarının ihale şartlarını değiştirerek yıkım ve inşaat sektöründeki makine tercihlerini nasıl etkileyebileceğine dair dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.


